Berîvan, Gundê Zêwê’de sabahları her zaman herkesten önce uyanırdı. Henüz güneş Dêrsim dağlarının arkasından görünmeden, evin toprak damına vuran serinliği hissederdi. Annesi tandırı yakmadan önce, o çoktan kapının önüne çıkmış olurdu. Ayakları çıplak, saçları dağınık ama bakışları dikkatliydi. Çünkü köyde gün, küçük ayrıntılarla başlardı.
Cezaevleri, modern devletler açısından yalnızca suç ve ceza ilişkisini düzenleyen kurumlar değildir. Özellikle politik mahkûmlar söz konusu olduğunda cezaevi, devletin ideolojik sınırlarını çizdiği, itirazı kontrol altına almaya çalıştığı bir alan olarak işlev görür. Kürt politik mücadelesi bağlamında cezaevleri, bu yönüyle tarihsel bir öneme sahiptir.
Bu mektubu Amed Cezaevi’nden yazıyorum. Burada zaman yavaş ilerliyor ama insanın düşünmeye bolca vakti oluyor. Günler birbirine benziyor; sayım, kapı sesleri, kısa havalandırma ve tekrar hücre. Buna rağmen insan kendini kaybetmiyor, çünkü neden burada olduğunu biliyor.